Kanal tedavisi diğer adı ile endodonti, dişin merkezinde meydana gelmiş olan enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılan işlemlerin bütünüdür.

Kanal tedavisi ağrılı bir işlem değildir ve aksi takdirde tamamen alınması gerekebilecek bir dişi kurtarabilir.

Mümkün olduğunca ağız sağlığını korumak adına hastanın doğal dokularının bütünlüğü korunmaya çalışılır.

Kanal Tedavisi Neden Yapılır?

Dişin merkezindeki (kök kanalı) enfeksiyona, ağızda yaşayan ve dişi istila eden bakteriler yol açar.

Şu durumlar bakteri çoğalmasına neden olabilir:

  • Diş çürüğünün diğer dokulara yayılması
  • Sızdıran dolgular
  • Düşme, çarpma veya trafik kazası gibi durumların yarattığı travma sonucu dişlerin hasar alması
  • Diş yapısı

Bir diş 2 ayrı parçadan meydana gelir: Kök ve taç.

Dişin ağızda görünen üst kısmına taç adı verilmektedir.

Dişi yerine sabitleyerek çene kemiğine doğru uzanan kısma ise kök adı verilmektedir.

Dişler ayrıca şu katmanlardan meydana gelir:

Emaye tabakası: Dişin sert dış kaplama kısmı

Dentin tabakası: Diş minesini destekleyen ve dişin çoğunu oluşturan daha yumuşak bir malzeme

Sement: Kök yüzeyini kaplayan sert bir malzeme

Diş özü: Dişin merkezinde yer alan yumuşak doku

Kanal tedavisi sistemi diş pulpasını içerir ve dişin taç kısmından kökün sonuna kadar uzanan kısımda çalışılır.

Tek bir dişin birden fazla kök kanalı olabilir.

Kanal Tedavisi Gerektiren Durumlar

Kanal tedavisi sadece diş röntgenleri sonucu anlaşılan pulpanın bakteriyel bir enfeksiyondan zarar gördüğünü gösterdiğinde gerekli görülen bir işlemdir.

Bakteriler tarafından enfekte olan ağız dokuları zaman içerisinde tedavi edilmediği takdirde ölmeye başlayacak ve bakterilerin diğer dokulara sıçrayarak daha da çoğalmasına ve yayılmasına izin verecektir. 

Bu durumda ağızda yer alan çene kemiği dokusu, kas dokular, dişler ve diş etleri çok büyük zarar görebilir ve birden fazla diş kayıpları da oluşabilir.

Pulpa enfeksiyonunun semptomları şu şekilde sıralanabilir:

  • Sıcak veya soğuk yiyecek ve içecek yerken veya içerken ağrı hissi oluşması
  • Besinleri ısırırken veya çiğnerken ağrı duymak
  • Gevşek dişlerin olması

Enfeksiyon ilerledikçe, bu semptomlar genellikle pulpa ölürken kaybolur. Daha sonra dişiniz iyileşmiş gibi görünür, ancak enfeksiyon aslında kök kanal sistemine giderek burada yayılmıştır.

Bu nedenle ilerlemesine izin vermeden kişinin bir ağız muayenesinden geçirilmesi gereklidir. 

Düzenli olarak diş hekimi kontrolüne giden bireylerde bu tip sorunlar daha erken dönemde fark edilmektedir. Bu da hem hastalığın durumunun çok fazla ilerlemesinin önüne geçer hem de daha kolay tedavi edilir.

Kök kanal kısmına yayılmış olan enfeksiyonlarda belirtiler şu hale geçer:

  • Isırırken veya çiğnerken geri dönen ağrı
  • Diş etinin etkilenen dişin yakınında şişlik ve ödem oluşması
  • Bakterilerden etkilenen dişten sızan irin
  • Yüzün ya da yanağın bir kısmının şişmesi
  • Diş renginin koyulaşması

Bu gibi belirtiler ile karşı karşıya kaldığınızı fark ettiğinizde vakit kaybı yaşamaya izin vermeden bir diş hekimine muayene olmanız son derece önemlidir.

Çünkü bu durumda enfekte olan kök kısım kendi kendine iyileşmeyecektir. Zamanla kendini dokulara yayılarak ve durumu daha da kötüleştirerek göstermeye başlayacaktır.

Enfekte olmuş dişi ağzınızda bırakmak durumu daha da kötüleştirebilir.

Dişinizdeki enfeksiyon yerleşirse, kanal tedavisinin işe yarama şansı daha az hale de gelebilir.

Bakteriyel enfeksiyonları tedavi eden ilaç türü olan antibiyotikler, kök kanal enfeksiyonlarının tedavisinde etkili olmamaktadır. 

Bu tür durumlarda hekim tarafından küretaj gibi temizlemek işlemleri uygulanabilmektedir.

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kök kanalındaki enfeksiyonu tedavi etmek için bakterilerin bölgeden tamamen uzaklaştırılması gerekir.

Bunun için kullanılan yöntemler şu şekilde sıralanabilir:

  • Bakterilerin kök kanal sisteminden uzaklaştırılması (kanal tedavisi)
  • Dişin çıkarılması (çekim)

Ancak, mümkün olduğunca çok sayıda doğal dişinizi korumak daha iyi bir tercih olduğundan, dişin çıkarılması genellikle tavsiye edilmez.

Bakteriler bölgeden uzaklaştırıldıktan sonra kök kanalı doldurulur ve eksik kısımlar dolgu veya kuron ile kapatılır.

Çoğu durumda dişin yakınındaki iltihaplı doku doğal olarak iyileşebilmektedir.

Kanal tedavisi sırasında ilk olarak size genellikle lokal anestezi verilecektir.

Bu, işlemin ağrısız ve şekilde yapılabilmesi için gereklidir.

Kanal tedavisi genellikle başarılı sonuçlanan bir işlemdir. 

Her 10 vakanın yaklaşık 9’unda bir diş, kanal tedavisinden sonrasında iyi bakıldığı takdirde 10 yıla kadar dayanıklılığını koruyabilir.

Kanal tedavisinden iyileşirken dişlerinize dikkat etmeniz önemlidir. Bunun için hekiminizin operasyon sonrası dönemde dikkat etmenizi istediği unsurlara gereken özeni göstermelisiniz.

Tedaviniz tamamlanana kadar sert yiyecekleri ısırmaktan kaçınmalısınız.

Son seans sonrasında, restore edilmiş dişiniz artık ağrılı olmamalıdır, ancak birkaç gün boyunca hafif düzeyde ağrı olması doğaldır.

Ağrı kesici kullandıktan sonra hala şiddetli şekilde ağrı veya şişlik olduğunu fark ederseniz diş hekiminiz ile görüşün.

Kanal tedavisini korumak ve yeni bir kanal tedavisine ihtiyaç duymamak için;

  • Dişlerini ve ağız içi diğer dokularınızı her zaman temiz tutun
  • Çok fazla şekerli gıdalar tüketmeyin
  • Sigara içiyorsanız sigarayı bırakın

Kanal Tedavisi Sonrası İyileşme Süreci

Kanal tedavisi sonlanır sonlanmaz ilk birkaç saat boyunca dil ve dudaklarınızda anestezinin etkisi altında olacağı için bu süreçte dil ve dudaklarınıza zarar vermemeye, konuşmamaya, yiyip – içmemeye özen göstermelisiniz. Özellikle yeme – içme eylemi sırasında anestezi kaynaklı dilinizi, dudağınızı ve yanak içlerinizi ısırdığınızın farkında dahi olamazsınız. Kanal tedavisiyle birlikte dolgu işlemleri de gerçekleştirildiyse yeme – içme eylemlerini ilk gün dolgu yapılan tarafla yapmamalısınız. Mümkün olduğu kadar katı gıdalar çiğnememelisiniz. Kanal tedavisi esnasında genellikle dolgu da yapılır. Geçici dolgu yapıldıysa ve düşecek olursa hemen doktorunuzu bilgilendirerek tedaviye gidiniz.

Değişkenler ve İyileşme Süreci

Kanal tedavisinin uygulama nedenleri, çürük miktarları, diş köklerinin iltihap çapı, bireyin diş – diş eti ve genel ağız içi sağlığının durumu ve hijyeni, kişinin ağrı eşiği gibi pek çok faktör kanal tedavisi sonrası iyileşme sürecini kısaltabilir – uzatabilir. Bu nedenle hekiminiz tarafından tedavi sonrasında verilecek bilgilendirmelere tam riayet etmelisiniz. Tavsiyelere dikkat ettiğinizde mevcut ve olabilecek tüm semptomlar çok daha kolay geçirilebilir.

Kanal Tedavisi Sonrası Ağrı

Hastanın kanal tedavisi küçük çaplı bir işlemi yansıtıyorsa yani yoğun iltihap durumları, yoğun ve çoklu diş problemleri yok ise küçük kanal tedavilerinde ağrı * acı olmamaktadır. Ağrı oluşabilmesi için birden fazla çürük, birden fazla kanal, diş kökü ve diş eti problemleri, iltihap ve enfeksiyonlara dair belirtilerden bir veya ikisi olmalıdır. Bu tür hastaların iyileşme süresi 2 gün ile 3 hafta arasında değişebilir. Bu süreçte ilk iki gün ağrı düzeyiniz hafif de olsa verilen ağrı kesicileri düzenli içiniz. Ağrı kesicilerle azalmayacak kadar bir ağrı yaşıyorsanız hemen doktorunuzu arayarak daha yüksek dozlu ağrı kesicilerden talep ediniz.

Kanal Tedavisi Sonrası Beslenme Önerileri

Kanal tedavisi enfeksiyon odaklı yapılmamışsa, tekil kanal tedavisiyse, tekil kanal artı tekil dolgu ise kanal tedavisi sonrası ilk gün harici çok özenli davranmaya gerek yoktur. Ancak kanal tedavisi gerektirecek nedenlerin pek çoğu şiddetli semptomlara dayanmaktadır. Bu nedenle verilen beslenme önerilerine özen göstermeniz daha sağlıklı ve hızlı bir iyileşme süreci için gereklidir. Burada yazılacak öneriler; enfeksiyon, iltihap, yoğun ve çoklu çürükler, diş eti problemleri gibi sorun ya da sorunlardan bir veya daha fazla olumsuz etkenin sonrası yapılan kanal tedavilerinden sonra; ne yenir – ne yenmez gibi beslenme tavsiyelerini kapsamaktadır.

Kanal Tedavisi Sonrası Neler Yenir?

Zaten hassas olan kanal tedavisi bölgelerini daha fazla tahrişten uzak tutmak gerekir. Bu nedenle kesinlikle yumuşak ve sıvı odaklı gıda alışkanlıkları gerçekleştirilmelidir. Özellikle kanal tedavisi öncesi yapılan anestezi ilaçlarının etkileri tamamen geçinceye dek hiçbir şey yememeli ve içilmemelidir. Anestezi etkisinde olan genel ağız içi durumundan dolayı su içmeye dahi müsait değildir. Yanlışlıkla dilinizi, dudağınızı, yanak içlerinizi, dudak içlerinizi ısırabilir, yaralayabilir, dişinizle kesebilirsiniz ve bunun farkında dahi olamazsınız. Bu nedenle birkaç saat boyunca su dahi içmemeye özen gösteriniz. Kanal tedavisi sonrası beslenme önerilerimizi şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Süt kullanılarak pişirilmiş buğday kremaları, yulaf ezmeleri gibi hem sağlıklı hem de yumuşak gıdalar tüketebilirsiniz.
  • Sebze püreleri, sıcak olmayan sebze çorbaları, sebze suları, meyve suları içebilirsiniz
  • Köfte, omlet, muz püresi, Avokado, erişte

Kanal Tedavisi Sonrası Neler Yenmez?

Kanal tedavisi için geçici kuronlar yerleştirilmektedir. Bu nedenle kuronu yerinden çıkartabilecek ya da sarsacak her türlü besin maddesinden uzak durulmalıdır. Sakız gibi yapışkan yiyecekler kuronun yerinden çıkmasına neden olabilmektedir.

  • Sakız
  • Sert gıdalar
  • Aşırı sıcak ya da aşırı soğuk tüm gıdalar
0 Yorumlar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir