Scheuermann Kifozu (Omurga Kamburluğu)

Kifoz; omurganın çoğunlukla göğüs bölgesinde görülen, öne doğru olan aşırı eğriliğidir. Normal kifoz açısı 20-50 derece arasıdır. Tek başına olabileceği gibi, skolyoz ile beraber de görülebilir (Kifoskolyoz). Hastalık erkek çocuklarında çok daha sık görülür. Kifoz adölesan erkeklerde kızlara oranla daha fazla görülmektedir.                                                                                                                 

Scheuermann kifozunun oluşumunun nedeni; çok farklı sebeplere bağlı olabilir. idiopatik (sebebi belli olmayan) en sık görülen şeklidir. Ailesel yatkınlık idiopatik olan türünde mevcuttur ve ailesinde kifoz olanlarda görülme sıklığı daha fazladır. Scheuermann kifozunun erken tespit edilmesi, takibinin ve tedavisinin yapılacağı bir merkeze yönlendirilmesi çok önemlidir. Fizik muayene sırasında, hasta öne doğru eğildiğinde kamburluk ayakta durur pozisyondan daha belirgin gözükür (Adam’s öne eğilme testi). Farklı pozisyonlarda omurga röntgenleri (Ön-arka, yan, yanlara eğilerek), kifozun miktarını belirlemede kullanılan en önemli tanı yöntemleridir.

Kifoz amelyatı nedir ve neden yapılır?

Omurgadaki kamburluğun 70-75 derecenin üzerinde olduğu hastalarda cerrahi en uygun tedavi yöntemidir. Bu kamburluklarda komplikasyonları önlemek ve kozmetik sonuçlar nedeniyle cerrahi tedavi yapılmaktadır. Cerrahi tedavide sırt ve/veya bele yerleştirilen vida ve çubuklar yardımıyla ve omurgaya yapılan düzeltici osteotomiler ile  düzeltme yapılmaktadır. Günümüzde cerrahi tekniklerdeki gelişmeler ve cerrahi sırasında uygulanan omurilik fonksiyonlarının görüntülenmesi (nöromonitorizasyon) gibi yardımcı yöntemler, cerrahi sırasında hastada meydana gelebilecek sorunları azaltmakta oldukça faydalı olup cerrahinin başarısını artırmaktadır. Tedaviye karar vermede; kifozun miktarı (derece), kifozun tipi ve kemik büyümesinin hangi aşamada olduğu gibi birçok faktör vardır. Tedaviye erken başlama sonuçları olumlu yönde etkilediği için tanının erken konulması önemlidir.

Kifoz ameliyatları nasıl yapılır?

Kifoz ameliyatları öncelikle ve özellikle omurga cerrahisi ile ilgilenen, bu konuda deneyimli cerrahlar ve merkezler tarafından yapılmalıdır, bu durum cerrahinin başarısını etkileyen en önemli faktördür. Ameliyat yaklaşık 5-6 saat sürmektedir. Hasta yüzüstü yatar pozisyonda iken, omurga kamburluğunun olduğu sırt ve bel kısımlarından yapılan uzunca, yaklaşık 40-45 cm’lik bir kesiden ameliyat yapılmaktadır. Hastanın ameliyat öncesi yapılan görüntüleme tetkiklerinden (Röntgen, Manyetik Rezonans Görüntüleme, Bilgisayarlı Tomografi, vb.) hangi omurga seviyeleri arasında vidalama yapılacağı planlanmaktadır. Ameliyat esnasında, daha önceden belirlenen seviyelerdeki omurgalara, her bir omura sağ ve sol olmak üzere 2’er adet vida yerleştirilerek ve tüm vidalar yerleştirildikten sonra bu vidaları birbirine bağlayan rodlar yardımı ile ve yapılan düzeltici osteotomiler ile omurgada çoğu zaman tama yakın düzelme sağlanmaktadır. Ameliyatın büyük ve süresinin uzun olması nedeni ile genelikle ameliyat esnasında ya da sonrasındaki ilk gün kan replasmanı gerektirmektedir.

Ameliyatın riskleri nelerdir?

Scheuermenn kifozu ameliyatları; ortopedik cerrahinin majör ve özellikli ameliyatlarındandır. Her ameliyatta olduğu gibi bu majör ameliyatta da birtakım riskler bulunmaktadır. Bunlar; sinir felçleri, enfeksiyon, kifozun tekrarlaması, ağrı, gibi komplikasyonlardır. Bunlar arasında en önemlisi olan sinir felci; cerrahın ve ekibin deneyimli, tecrübeli olması ve nöromonitorizasyon kullanımı sonucu (%0,5-%1 ) oldukça azalmıştır. Enfeksiyon; kifoz ameliyatlarının deneyimli merkezlerde ve sterilite kurallarına uygun olarak yapılması halinde günümüzde oldukça nadir görülmektedir. Ağrı; anestezideki gelişmeler ve multimodal yaklaşımlar sonucunda artık hastalarımız böylesine büyük bir emeliyat sonrası neredeyse hiç ağrı hissetmemektedirler. Kifozun tekrarlaması riski de; ameliyatın deneyimli cerrahlar tarafından uygun tekniklerle yapılması halinde minimize edilmiş durumdadır.

Ameliyat sonrası dönem

Hastaların böylesine büyük, majör bir cerrahiden sonra ortalama hastanede kalış süreleri 4-6 gündür. Hastalarımız ameliyat sonrası 1. Günde ayağa kaldırılarak yürütülmeye başlanmakta ve fizik tedavi süreçleri başlamaktadır. Hastalar ameliyat sonrasında istedikleri pozisyonda oturup yatabilmektedirler.  Ameliyat sonrası 15. günde dikişleri alınmaktadır. Bu süre zarfında ameliyat insizyonunu koruyan özel ürünlerle duş alabilmektedirler. Hastalar normal günlük yaşamlarına ve iş hayatlarına ortalama ameliyat sonrası 2. Haftada dönebilmektedir. Hastaların ameliyat sonrası ilk 3 ay öne eğilme hareketlerinden sakınmaları gerekmektedir. Hastaların 1. ay, 3. ay, 6.ay ve 12.ayda sonrasında yılda bir periyodik ameliyat sonrası kontrolleri yapılmaktadır. Ameliyat insizyonun özellikle ilk 1 yıl güneş ışınlarından korunması, insizyon izinin daha az belirgin olması için dikkat edilmesi gereken bir husustur. Ameliyat sonrası 3.aydan sonra hastaların günlük yaşamlarından kısıntı yapmalarını gerektiren bir durum ya da aktivite genelde olmamaktadır. Hastaların ameliyat sonrasında korse ya da herhangi bir ortez kulanmalarına gerek yoktur.

0 replies

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *