Sakal, erkekler için en önemli unsurlardan biridir. Çeşitli şekillerde bırakılabilecek olan sakal, halk deyimi ile “erkeklerin makyajıdır.” Bu tabirin doğru olduğunu söylemek hiç de zor değildir. Çünkü yüzünde farklılığa gitmek için başka yolu olmayan, kadınlar gibi rahat makyaj yapamayan erkekler için elde kalan tek yöntem sakaldır. Bu bağlamda en başta da söylediğimiz gibi sakal erkekler için oldukça önemlidir.

Ancak bazı durumlarda sakal, dökülebilir veya hiç çıkmamış olabilir. Bu durum birçok erkek için oldukça büyük bir sorun teşkil eder. Bu sebeple sakalın hiç çıkmaması ya da çıkmış olan sakalın dökülmesi gibi durumlarda erkekler hemen çeşitli tedavi yöntemleri dener. Ancak hangi tedavi yönteminin seçileceğine karar verilmesi, önce sakalın dökülme nedenine bakmayı gerektirir. Çünkü sadece bu şekilde doğru tedavi yöntemi belirlenebilir.

Sakal Neden Dökülür?

Sakalın dökülmesine ya da hiç çıkmamasına neden olan birden fazla durum mevcuttur. Bu durumlar ise sırasıyla şöyledir;

  1. Sakalın Hiç Çıkmaması: Bu durum halk arasında köselik olarak adlandırılır. Normal şartlarda 15-16 yaşları arasında başlayıp 21 yaşına kadar devam eden sakal çıkma süresi, “köse” olarak adlandırılan bireylerde hiç başlamamış olmaktadır. Bu durum temel nedeni ise testosteron ve DHT hormonlarıdır. Bu hormonlar “erkeklik” hormonu olarak bilinmektedirler. Yaş ilerledikçe bu hormonların artması sakal ve kılların çıkmasına, çıkan bu sakal ve kılların köklerinin kalınlaşmasına olanak sağlar. Köse dediğimiz bireylerde ise bu hormonların oranı olması gerekenin altında olduğu için sakal ve kıllar çıkmaz.
  2. Yaşanmış olan çeşitli kazalar da hasar gören bölgede kıl köklerin tahrip olmasına neden olur. Yaralar, yanıklar ve yapılan ameliyatlar sonucu kalan izler üzerinde kıl çıkmadığı gözlemlenir.
  3. Alopecia Universalis: Halk arasında sakal kıran olarak da bilinen alopecia universalis, var olan sakalların dökülmesi durumudur. Kıl dökülmelerinin ana nedeni de budur. Çünkü üzerinde yapılan gerekli araştırmalar ortaya şu sonucu çıkarmıştır; kıl, yapı olarak kalın, sağlıklı ve sağlamdır. Bu kadar kalın ve sağlam olan kılların kendi kendine dökülmesine imkan yoktur.

Yukarıda verilen 3 nedene en kalıcı çözüm olarak sakal ekimi önerilmektedir. Bu üç nedene gerek duymaksızın sıklaştırmak için de sakal ekimi yapılabileceğini de söylemek gerekir.

Genel olarak sakla ekimi için alınan kökler, yine kişinin kendi sakal kökleri olmaktadır. Ancak köselikte olduğu gibi kişinin kendi sakal kökleri yok ise, ihtiyaç duyulan kıl kökleri ensede belirlenen 1 cm alandan alınır.

Sakal Nasıl Ekilir?

Sakal ekimi günümüzde sakalları seyrek olan bireylerin bu problemlerinden kurtulmak adına yaptırdıkları en pratik işlemlerden biridir.

Sakal ekimi yapımında ilk aşama planlama aşamasıdır. Bu aşamada kişinin çene ve yanak bölgesinin hangi kısımlarında ve ne miktarda sakal istediği hekimi ile birlikte kararlaştırılır.

Ne kadar sakalın ekileceği kararlaştırıldıktan sonra bunların elde edilmesi ve kullanılacak olan teknik ile ilgili hekim kendi planını oluşturur. Kişinin vücudunun hangi bölgesinden ne kadar miktarda kıl elde edilebileceğini belirler ve buna göre işlemi gerçekleştirir.

Yüz kısmından hekim bir kalem yardımı ile uygulama yapacağı bölgeleri işaretler ve hastasına da gerekli tüm açıklamaları sağlar.

Kalemle işaretleme yapıldıktan sonra kişinin kafa profilinin resimleri monitöre aktarılır ve burada helkim hastasına işlem sonlandığında nasıl bir görüntü oluşacağını belirtir. Bu sayede kişinin kendi görünümüne bizzat müdahale etme hakkı da korunmuş olur.

Yapılacak olan anestezi türü de belirlendikten sonraki aşama eklenecek olan kılların belirlenmesidir. Kılların köklerine zarar vermeyecek şekilde mikro cerrahi teknikleri kullanılır ve yüz bölgesindeki saç kökleri belirginleştirilir.

Belirginleştirildikten sonra yuvalarına saçlar yerleştirilir.

Sakal Ekimi Öncesi ve Sonrası Süreç

Sakal ekimi öncesi ve sonrası süreç bu işlemi almayı düşünen bireylerin mutlaka bilmeleri gereken konulardır. Bu sayede işleme karşı olan endişeler de azalmış olur.

Sakal ekimi işleminin uygulanacağı tarih geldiğinde kişinin cilt üzerine herhangi bir kozmetik ürün, tıraş kolonyası vs. uygulamamış olması gerekir.

Cilt temiz ve kuru olmalıdır. Bu sayede daha hijyenik şekilde işleme başlanmış olunur.

Sakal ekimi işlemi yaklaşık olarak 3 saat ve üzeri süre ile tamamlanmaktadır. İşlemin sonrasında ekim işleminin yapıldığı bölgede bir miktar kızarıklık ve morluklar oldukça normaldir. Bir süre sonra doku kendini toparlayacak ve yeni duruma kolayca adaptasyon sağlayacaktır. Bunun için endişelenmeye gerek yoktur.

Sakal ekimi sonrası dönemde yüzün çok fazla yere doğru indirilmemesi önerilmektedir. Bu tür uygulamalar kişideki ödem, kızarıklık ve morlukları arttırıcı bir etki gösterebilir.

İşlemi takip eden ilk 3 gün içerisinde alkol ve sigara tüketimi, cinsel aktivite ve egzersiz yapmaktan kaçınmak dokuların daha rahat toparlanmasına yardımcı olur.

Giysileri giyerken ya da üzerinizden çıkarırken uygulama bölgesine dokunmamaya özen göstermelisiniz. Atkı, boyunluk, boğazlı kazak gibi aksesuar veya giysilerden bir süre kaçınmalısınız. Bu tür kıyafetleri operasyon sonrası ilk günlerde kullanmak kişinin yüzünüzün tahriş olmasına yol açabilir.

İlk günlerde kişinin yüzünde uygulama bölgesinde kabuklanmalar ve pul pul döküntüler meydana gelebilir. Bunlara kesinlikle dokunmamalısınız ve koparmaya çalışmamalısınız.

Ayrıca bölgede minik kanamalar meydana geldiğinde bunları silmeye çalışmak da ciddi anlamda tahrişe yol açabilmektedir. Bu tür uygulamalardan da kesinlikle işlemden sonraki üç gün mümkün olduğunca kaçınmalısınız.

Sakal Ekimi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sakal ekimi sonrası bireylerin dikkat etmesi gereken birçok unsur bulunmaktadır. Ancak bunların en önemlisinin ekim yapılmış olan bölgeyi darbe, sürtünmeden korumak ve el değdirmemektir. 

Özellikle operasyonu takiben ilk günlerde kişinin operasyon bölgelerine dokunması tahriş olmaya kanma açılmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle mutlaka mümkün olduğunca el değdirilimemelidir. Herhangi bir nesne ile silinmeye çalışılmamalıdır veya yüz yıkanmamalıdır.

Operasyon sonrasında ilk günlerde yüz bölgesindeki dokuların toparlanmasına yardımcı olacak şekilde protein alımı, sebze ve meyve tüketimi yapılabilir.

Beslenme hayatımızın her alannda önemli olduğu gibi estetik alanında da oldukça önemli bir konudur. Örneğin, kişilerin yumurta tüketimi yara onarımını, doku onarımını tetiklediğinden bu dönemde haşlanmış yumurta tüketmek kişiye toparlanma sürecinde zaman kazandıracaktır.

Operasyon bölgesinde şişlikler ve ödem görülmesi normaldir. Bir süre sonra bu durumun herhangi bir uygulamaya gerek kalmadan ortadan kalkacağı ve kendiliğinden dokunun eski haline iyileşerek geri döneceğini kişi bilmelidir. Bu dönemde bol sıvı tüketmek, ödem söktürücü bitki çaylarından kontrollü şekilde tüketmek ve tuz alımını kısıtlamak dokunun hem daha erken ödemini gidermesinde yardımcı olur hem de daha fazla ödem toplamasının önüne geçilir.

Sakal ekimi sonrası dikkat edilmesi gerekenlerden biri de bölgeye zarar vermeyecek şekilde uyumaya çalışmaktır. Yüzü yukarı bakacak şekilde uyumaya özen gösterilmelidir. Yastık kumaşı sert ise yumuşak bir havlu ile yastık örtülebilir veya yastık kılıfı pamuklu şekilde seçilebilir. Bu sayede kişinin uyu esnasında yüzünü tahriş etmesinin önüne geçilmiş olunur.

Sakal Ekimi Fiyatları

Sakal ekimi fiyatları, sakalın ekileceği bölgeye, ekilme nedenine göre değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin tamamen köse olan biri için ortalama 4000 kök gerekir iken, bölgesel yaralanma sebebi ile çıkmayan tüyler içine 300-400 kök yeterli olmaktadır. Bir kökün adet fiyatının ortalama 6 TL olduğu hesaba katılırsa, ekilen kök adetine göre fiyatların nasıl şekil adlığı hesaplanabilir.

Dr. Yetkin Bayer’i Facebook, Instagram, Twitter sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.