Saç ekimi sonucunda başarılı olabilmeyi sağlayan en önemli etken adet bazında oldukça yoğun bir saç ekimidir. Yani, oldukça iyi bir teknik donanıma haiz olup saçların duracağı mevcut açıyı, bulunacağı yönünü ve tasarlayacağınız saçın çizgisini istediğiniz kadar doğal yapsanız da eğer sayı bazında oldukça yoğun ekim yapamıyorsanız yaptığınız bütün olumlu özellikler geride kalıp işleminiz başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Bu nedenle yoğunluğu mümkün olduğu kadar çok artırabilmek saç ekim işlemlerinde en önemli hedef konumunda yer alıyor. Ekilecek saçın yoğunluğunu arttırabilmek için de saç kökü âdetini arttıracak çözüm yollarını üretmeniz gerekli.

Çoğunlukla saç ekiminde ense bölgesi kullanılır. Ense bölgesinin dışında da saç kaynağının yetersiz göründüğü durumlarda vücut kılları kullanılarak adetleri çoğaltma yöntemi seçilebilir. Buna tekniğin adı da  (body hair transplant) olarak adlandırılmaktadır.

Saç ekimin metodun yoğunluğu arttırmak için vücut kılları derman olabilir!

Saç ekim operasyonunda ana hedef olan “doğallığı korumak” için aşağıdaki hususlara özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir.

  • Mutlaka surat yapınıza uygun bir saç şeklinin belirlenmesi gerekiyor.
  • Ekim planlaması yapılırken tekli greftler için ekim çizgisi bölgesinden başlayarak kullanıp, orta kısımlar için de çoklu greftlerin tercih etmek ya da hacim arttıran greftleri kullanmak gereklidir.
  • Saçlarınız ekilecek açısını ve doğallığı sağlayacak yönü mevcut diğer saçlarla uyumlu bir şekilde tasarlanmalıdır. Bu işlem için çoğunlukla 40-50 derecelik yön açısı kullanılır.
  • Saç ekimi için vücuttaki kıllara ihtiyaç oluşması kişinin saçsızlık sorununu daha yoğun bir şekilde yaşadığına delalettir. Bu nedenle de toparlanan her kök için izlenmesi gereken ekim planlaması oldukça titiz bir şekilde yapılması gereklidir.

Saç Ekiminde İlk Tercih Bölgesi Ense Bölgesi

Saç ekiminde tercih edilen ilk alan ense bölgesidir. Bu bölge ilk don ör bölümü olarak da adlandırılabilir. Özellikle ense bölgesindeki kılların tercih edilmesinin ilk sebebi aşılacak uyum sorunudur. Çünkü yapı itibariyle neredeyse ön bölümdeki saçlarla aynı özellikleri barındırırlar. Konumu iki kulağın arasındaki bölümdür. Buradaki alan ön tarafta yakalanan mükemmel uyumun besin kaynağıdır. Ayrıca kök hücrelerinin genetiğinde dökülme karşı etkenler bulunur. Bu alandaki saçların dökülmesine neden olabilecek hormonlar oldukça minimal bir düzeydedir. Doğal yapısı sayesinde diğer saçlar gibi uzarlar, bu nedenle uzadıkça da oluşabilecek fark ortadan kalkar. Saçın bulunduğu alanda diğer mevcut saçların dış kısımdan aldığı yağlanma bu alanda da doğal bir süreç özelinde diğerlerinden farklılık ortadan kalkacaktır. Tıpkı normal saçlara benzeyen çoklu greftler yapısı halindedir. Yani tek bir kökte ortalama olarak 2’den daha fazla saç teli barındırabilir. Bu kökler mesela: sayısı 5’lere kadar çıkabilecek saç ekim operasyonu için kullanılabilecektir. Bu saydığımız özellikler bu saçların ideal olduğunun kanıtıdır.

Saç Ekimin İşlemin Vücut Kıllarının Kullanılma Yöntemi

Saç ekiminin yapılacağı bölgeye ense bölgesinin de dışında ekilecek saç kökleri farklı bir kaç bölgeden alınabilir. Bu bölgeleri değerlendirme sıralamasına göre şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Sakal bölümü
  • Göğüs bölümü
  • Sırt, bacak gibi vücudun diğer tüy bölgeleri
  • saç ekim çizgisi

Vücudumuzun bu bölümleri görüldüğü üzeri vücudumuzda kılların bulunduğu mevcut diğer bölgeler olarak adlandırılabilmektedir. Dilerseniz bunları kademe kademe detaylandıralım.

Sakal Bölgesinden Alınan Saç Kökleri

  • Sakal bölümdeki kıllar genetik yapısal anlamda vücudumuz ense bölümüne en yakın özelliklerdedir. Bu nedenle ense bölümünden sonra tercih edilebilecek ilk alan sakal bölümüdür.
  • Sakallardan alınan saç kökü uzama yoğunlukları ensedeki bölümünde saçlara göre küçük te olsa farklılık gösterecektir. Saçın ortalama olarak 5 sene ömrü vardır ve uzama yoğunluğunun ortalamasını alacak olursak ayda 1-1,5 cm 2lik bir uzamadan söz edebiliriz. Sakal bölümündeki tüyler de, benzer bir ömre sahiptirler ve az da olsa küçük bir oranda uzama hızları daha düşüktür.
  • Sakal bölgesinde tüy köklerin farklı bir özelliği de çoğunlukla tekli bir yapıda olmaları. Yani, mevcut bir kök bölümünde tıpkı ense bölümünde olduğu 4’e kadar uzanan saç teli bulunmamaktadır. Bu nedenle daha kısır bir yapıya sahiptirler.
  • Sakal tüyler yapı olarak saçlarımıza nazaran daha kalın bir yapıdadırlar. Bir saç telinin kalınlığı ortalama olarak 0,05 mm çapında bir ölçüye sahip iken sakal bölgesinde köklerinde kalınlıklar ortalama olarak 0,1. MM çağına kadar çıkabiliyor. Tüm bu aktardıklarımız ortalama değerler olmakla birlikte kişiden kişide değişkenlik gösterebilmektedir.

Göğüs Bölgesi Saç Kökleri

Göğüs bölümünden alınacak olan saçın kökleri tıpkı sakal bölümündeki saç köklerinde olduğu gibi tekli yapıdaki saç kökünden oluşur. Bu nedenle çoklu ekime müsait bir yapıda değildirler. Göğüs bölgesinden alınan saç kökleri sakal köklerine göre daha az uzarlar. Bu bölgedeki tüyler normal saçlara oranlara daha yoğun bir şekilde uzayacaktır ve biraz daha kıvrımlı bir yapıdadırlar.

Sırt, Bacak gibi vücudumuzun diğer bölümlerindeki tüyler

Bu alandaki saç kökleri göğüs bölümündeki saç kökleri ile benzer genetik özellikleri barındırmaktadır. Vücudun her hangi bir bölümünden alınacak saç köklerinin tamamı ekim sıralaması uygulanırken ön plana değil, arka plana konumlandırılır. Bu sayede ön bölgeden bakıldığı zaman sağlan alabilecek doğallığı korunmak amaçlanmıştır. Arka bölümlerde görsellik olarak görevini yerine getireceği için her zaman diğer bölümdeki tüyler arka bölümlerde tercih edilecektir.

Durumu özetleyecek olursak vücudumuzun her hangi bir bölümünden alacağımız saç ense bölümü kadar doğal olup yatkınlık göstermeyecektir. Ense bölümünde yetersiz kaynak bulunması durumunda sırasıyla önce sakal, daha sonra da vücudun diğer bölümündeki tüyler kullanılır. Bu tüyler ense ve sakal kadar yatkınlık gösterilmese de tercih edildiği bölge nedeni ile daha arka planda kalacağı için doğallık bozulmayacak ve yine estetik bir görünüm ortaya çıkarılarak kişinin soruna kalıcı bir çözüm üretilecektir.

0 Yorumlar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir