Saç ekimi sonrası kuruluk, işlemin doğasından kaynaklanarak belli bir oranda kabul edilebilir bir durumdur. Bu sorunun üstesinden gelmek için zaten operasyon sonrasında pansumanlar ve yıkamalar yapılmakta, kafa derisi nemlendirilmektedir. 

Saç ekimi yaptıran kişinin, kuruluk problemi yaşamaması veya bundan daha az etkilenmesi için operasyon sonrası doktor randevularına gitmesi gerekir. Hekimin veya saç ekimi ekibinin yapacağı bakım ve pansuman; kuruluk, dökülme ve soyulma gibi durumların azaltılmasına yardımcı olacaktır.

Kafa derisinin hem donör bölgeden, hem de ekim yapılan bölgeden müdahaleye maruz kaldığı uygulama, belli oranda tahrişe neden olur. Bunun sonucu olarak, deri reaksiyonları beklenen durumlardır. 

Saç ekimi Yöntemi

Saç ekimi, saç dökülmesi sorunu ya da saç kaybı yaşayan kişilerde seyrelme ve kellik sorununa doğal ve kalıcı bir çözüm yoludur. Saç kökünün artık aktif olmadığı, saçsızlığın oluştuğu alanlara sağlıklı saç köklerinin cerrahi yöntemlerle transferi işlemine saç ekimi adı verilmektedir. 

Saç ekiminde dökülen bölgeye, hastanın kendi sağlıklı saçları eklenmektedir. Saç ekimi tamamen kişiye özel planlanır ve uygulanır. Saç ekimi operasyonuyla hastanın genellikle ense bölgesindeki dökülmeye dirençli saç kökleri toplanır ve seyrelme olan ya da tamamen dökülmüş olan kısımlarda açılan kanallara ekilir. Amaç; baş bölgesinde ekim yapıldığı belli olmayacak doğallıkta, kalıcı bir şekilde saçlı görünüm kazandırmaktır.

Saç Ekimi Sonrası Süreç Nasıl İşler?

Saç ekimi yaptırdıktan sonra başarılı bir sonuç elde etmek ve kuruluk gibi komplikasyonlara daha az maruz kalmak için belli başlı noktalara dikkat edilmesi gerekir. Saç ekimi süreci kadar önemli olan bu noktalar iyileşme sürecini kısalttığı gibi, yoğun bir görüntünün elde edilmesini de hızlandırır.

Saç ekimi sonrası hızlı bir sonuç alabilmek için özellikle ilk 1 ay oldukça önemlidir. Beslenme şeklinden, spora, saç tıraşından, yaşam şekline göre birçok noktayı içine alan bu süreç, tamamen kişinin özverisiyle mümkündür. Ekim sonrası dikkat edilmesi gerekenleri zamansal bir periyoda yayarsak, 3’e ayırmak doğru olacaktır.

İlk 3 gün

İlk 3 gün ekim bölgesi henüz taze olduğundan bu bölgeyi mümkün olduğunca korumak önceliğimiz olmalıdır. Bu dönemde yanlış yapılan herhangi bir müdahale ekilen saç köklerinin kaybedilmesine kadar gidebilir. Saç ekiminden sonra kuruluk, bu süreçle birlikte başlayabilir.

• Herhangi bir yere temastan kaçınmak için ilk 3 gün sırt üstü yarı dik bir şekilde yatılmalıdır.
• Ekim bölgesindeki yaralar açık olduğundan saçlar ilk 3 gün yıkanmamalıdır.
• Kan akışını yavaşlattığı için alkol ve sigaradan da uzak durulmalıdır.
• Bol su içilerek, ödem vücuttan atılmalıdır.
• Giyip çıkması rahat olan bol kıyafetler tercih edilmelidir.
• Kabuklaşan bölge kaşıntı yapabilir, kesinlikle bölge kaşınmamalıdır.
• Acılı, baharatlı ve yağlı yiyecekler en azından 3 gün yenilmemelidir.
• Cinsel ilişki terlemeye neden olabileceğinden ilk birkaç gün iliişkiye girilmemelidir.

İlk bir ay ;

1 haftanın sonunda ekim bölgesi iyileşmiş, hafif kabukların temizlenmesi kalmıştır. Düzenli yapılan losyonlama ve yıkama işlemiyle o kabuklar da 15 günün ardından tamamen ortadan kaybolur. Kişi şok dökülme sürecine girmiş olabileceğinden, sonrasında çıkacak yeni saçları için beslenmesine oldukça dikkat etmelidir. Kökler, kılcal damarlar aracılığıyla beslendiğinden, yeni çıkacak köklerin sağlıklı ve güçlü olabilmesi iyi bir beslenmeden ve yaşam koşulu oluşturmaktan geçer.

Bir aylık periyodun ardından, kafa derisi kendisini toparlamaya başlar ve kuruluk en düşük seviyeye gelir.

• Ekim bölgesi güneş ışınlarından daha çabuk etkilendiğinden, 3 hafta ekim bölgesi güneşten korunmalıdır.
• Deniz, havuz ve saunadan da 3 hafta uzak durulmalıdır.
• Kabuklanma gibi yeni uç vermeye başlayan saçlar da kaşıntı yaratabilir. Mümkün olduğunca sert müdahalelerde kaçınılmalıdır. Eğer kaşıntı yüksek seviyelere çıkarsa parmak uçlarıyla hafif darbelerle, ekim bölgesi rahatlatılabilir.
• Saçlı bölgeye müdahale yeni çıkan saçlara zarar verebileceği için, direkt ekim bölgesini hedef alan bir tıraşlama işlemi yapılmamalıdır. Eğer gerekli görülüyorsa, hafif bir şekilde sadece makas yardımıyla saçlar kesilebilir.

 Saç diplerinde oluşan kuruluk, kişiden kişiye değişmekte olmaktadır. Herkesin saç kökleri veya saç derisi farklı olduğundan dolayı yaşanan kuruluk da kişiden kişiye göre değişebilmektedir. Çünkü, nasıl ki bazı kişilerin saç dipleri oldukça kuru olabiliyorken bazı bireylerin ise oldukça yağlı olabilmektedir. Bu sebepten dolayı kişinin deri tipini ve saç köklerini iyi tanıması gerekmektedir. Çünkü, iki farklı durumda da farklı yöntemler kullanılması gerekmektedir.

Bu bağlamda uzmanların önerileri şu şekildedir;  “Saçları ve saç derileri çok kuru onlar yumuşak yağlardan karışım yaparak maske uygulanmalı; saçları ve saç dipleri yağlı olanlar ise daha sert yağları karıştırıp saçlarına ve saç derilerine uygulamalıdır.

Kuru saçlara uygulanabilecek yumuşak yağlar
Zeytinyağı
Havuç yağı
Kayısı yağı
Badem yağı

Uygulama:

Her bir yağdan bir kâseye birer yemek kaşığı koyup iyice karıştırın ve saçlarınıza ve saç diplerine masaj yaparak uygulayın. Yaklaşık bir saat bu şekilde beklettikten sonra saçlarınızı yıkayın.

Bu bakımı haftada 2 sefer uygulamanız deri probleminizi çözecek ve saçlarınızı besleyip rahatlayacaktır.

Yağlı saçlara uygulanabilecek sert yağlar

Defne yağı
Çam terebentin yağı

Uygulama:

Kuru saçlar için izlenen yol ve yöntem bu yağlar içinde geçerlidir. Bu yağlar da yağlı saçlarda oluşan kuruluk, kepeklenme ve kaşıntı sorunlarını yok edecektir.”

Hekiminiz onay vermeden asla bu karışımları kullanmayınız. İçinde bulunduğunuz durum ile bu karışıklar negatif etkileşim içerisine girebilirler. Saç ekiminden sonra kuruluk sorununu aşmak isterken, daha kötü sorunlar ortaya çıkarabilirsiniz.

Yasal Uyarı: Bu sayfadaki ifadeler bilgi verme amaçlı olup, bağlayıcı nitelik taşımaz. Hiçbir bilgi, tedavi tavsiyesi olmayıp, doktor tavsiyelerinin önünde değildir. Kesin bilgi ve talimatları, yalnızca doktorunuzdan almanız sağlığınız açısından son derece önemlidir.

0 replies

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *