Saç ekimi genelde ense kısmına doğru olan baş aşağısı bölgeden alınan saç foliküllerinin ekim yapılacak bölgeye implantı ile ya da saç greftlerinin ilgili bölgeye aktarılmasıyla gerçekleştirilen cerrahi bir işlemdir. Burada enseye yakın olan ve saç foliküllerinin alındığı kısım donör bölge olarak adlandırılır. Her cerrahi işlemde olduğu gibi steril bir ortamda dikkatle uygulanması gerekir. Cerrahi işlem öncesinde yapılan muayenede saç ekimine karar verilmişse işlemi yapacak olan uzman genelde işlemden bir hafta önce sigara ve alkol tüketiminin bırakılmasını ister. Bu, ameliyat sonrası için uygun iyileşme koşullarının oluşması bakımından gerekli olan ilk adımdır. İşlem günü geldiğinde cerrahi işlemin sorunsuzca gerçekleştirilmesine de katkısı bulunmaktadır. Bundan sonra işlem gerçekleştirilir ve saç ekim işlemi sonrası süreç başlar

Saç Ekimi Sonrası İyileşme İçin Yapılması Gerekenler

Saç ekimi işleminden sonra dikkat edilmesi gereken birkaç nokta bulunur. Bu hususlar cerrahi işlem sonrası yapılan ilk kontrolde hastaya detaylıca aktarılır. Burada anlatılanlara dikkat edilmesi ve gerekli özenin gösterilmesiyle birlikte saç ekimi işleminin sonucu oldukça başarılı bir şekilde ortaya çıkabilir ve hastalar genelde memnuniyet duyarlar. Bununla birlikte dikkat edilmemesinin sonucu geç iyileşme, enfeksiyon, tahriş gibi geri dönüşler de yaşatabilmektedir. Aslında burada yapılan işlem de zaten saç teli değil, saçların oluşmasını sağlayan foliküllerin transferidir. Dolayısıyla doğru uygulamalarla ilgili bölgeler korunmadığı takdirde saç kökleri zarar görebilir ve foliküller ölebilir. Her ne kadar ekim sonrası dikkat edilmesi gerekenler bazen hastalarca yorucu bir süreç gibi karşılanabilmekteyse de elde edilen sonucun yanında aslında basit birkaç detaydan ibarettir. 

İlk günlere dikkat

İlk olarak saçlar ilk günlerde yıkanmazlar. Yıkama yapılırsa saç köklerinin zarar görme ihtimali yüksektir. Bundan sonra saç ekimi yapılan merkez ya da hastaneye giderek ilk saç yıkama genelde birlikte yapılır ve bu süreçte saçların nasıl yıkanacağı da öğretilmiş olur. Bir başka alternatif olarak ise saçların nasıl yıkanacağı hastaya tarif edilir ve hasta buna göre saçlarını yıkayabilir. Bundan sonra ekilen kısımda önce bir saç dökülmesi yaşanır. Bu dökülme transfer edilen foliküllerle alakalı olmadığından doğal bir süreçtir. Transferi yapılan saç greftleri dökülmekte olup foliküllerden yeniden saç çıkması beklenir. Tam olarak saçların uzayarak doğal görünüme kavuşması ise kişinin saçlarının uzama hızına bağlı olarak 2-3 ayı bulabilir. Saç ekimi sonrası bir miktar sabırlı olunması gereken fakat aynadaki son görüntüye değen bir süreçtir. 

Orta vadede iyileşme

İlk haftadan sonra donör bölge iyileşmesi için dikkat edilmesi gerekenler ise şöyledir; işlem görmüş ve bir miktar tahriş olmuş bölgeler için güneşin ultraviyole ışınları zarar verici olabilir. Dolayısıyla güneşten korunmak üzere rahatça geçirilmiş bir şapka ile dışarı çıkılması ve ilk 2 hafta mümkünse hiç çıkılmaması, değilse öğle saatlerinde güneş ışınlarının dik açıyla geldiği saatlerin tercih edilmeyip ikindi ve akşam saatlerine yönelinmesi iyi olur. Yine havuza girmekten kaçınılması iyileşme hızını arttırır. Havuzda bulunan klor ve diğer maddeler saç derisi için iyi olmayacaktır. Bunun haricinde denize de girilmemesi gerekir. Havuz ve denize girilmemesi için saç ekim yöntemine göre hekimin belirlediği süreler bulunur. Bu sürelere dikkat edilmesi yerinde olur. Yine bunlardan başka uzman tarafından önerilen ilaç, krem ve merhemlerin mutlaka düzenle ve disiplinle kullanılması gerekir. Özellikle saçların çıkış zamanında sağlıklı ve güçlü bir şekilde çıkmasını desteklemek için biotin, çinko, DHT blokerları kullanılması hem saçları kaliteli çıkarır hem de iyileşme sürecini hızlandırır. Ancak bu bahsedilenlerin hiç birinin hekim onayı olmadan kullanılmaması gerektiğini hatırlatırız.

 Hem donör alanın hem de ekilen alanın tavsiye edildiği şekilde temizliğine dikkat edilmesi gerekir. Donör alanda greftlerin alındığı bölgelerde yaralar bulunduğundan bir miktar iltihap riski taşıyabilir. Bu riski azaltmak tavsiyelere uymak yoluyla eldedir. Dolayısıyla önerilen şampuanlarla bölgeleri yıkamak iyidir. Her ne kadar kaşıma isteği çokça gelse de bu hissiyata karşı durmak saçlı derinin tahrişini arttırmamak için doğru bir davranıştır. Kaşıntı çok rahatsız edici ise hekimle paylaşılarak uygun bir ilaç talep edilebilir ve bölge bu şekilde rahatlatılır. Bu bölgelerde sivilce oluşmuşsa bunlar asla sıkılmamalı, oynanmamalıdır. Saç derisinin terlemesinden de oldukça kaçınılması gerekir. Terleme bu bölgenin enfekte olmasına sebebiyet verebilir. 

Tüm bu anlatılanlara dikkat edildiğinde her geçen gün hızla iyileşme gözlemlenebilir ve saçlı deri yeniden sağlıkla normal haline dönmeye başlar. Zaten deride bulunan kabuklanmalarla birlikte iyileşme süreci başlamış olmaktadır. Yukarıda da anlatılan tüm bu noktalara dikkat edilmesi, saç çıkarma döneminde saç kayıpları oluşmasına da engel olacaktır. Böylece saçlar doğru bir şekilde uzayabilir ve oldukça doğal, diğerlerinden ayırt edilemeyen saçlar oluşur. Anlatılan hususlara ve hekimlerin önerdiği tüm diğer hususlara dikkat edilmediği takdirde ise enfeksiyon, tahriş, saç greft kaybı yaşanması olasıdır. Tüm bu aşamalardan geçildikten sonra ise aynaya yansıyan yeni görüntü, kişilere oldukça yüksek bir özgüven kazandırmaya yardımcı olmaktadır.

Yasal Uyarı: Bu sayfadaki ifadeler bilgi verme amaçlı olup, bağlayıcı nitelik taşımaz. Hiçbir bilgi, tedavi tavsiyesi olmayıp, doktor tavsiyelerinin önünde değildir. Kesin bilgi ve talimatları, yalnızca doktorunuzdan almanız sağlığınız açısından son derece önemlidir.

0 replies

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *