Konservatif diş tedavisi  çürük oluşumu önlemek amacıyla, erken dönemde yapılan çürük temizleme ve çürük temizleme sonrası hasar gören diş dokusunu onarma işlemidir. Temizleme işlemi sonrasında bölgede bir boşluk oluşur. Oluşan boşluk yapay bir dolgu malzemesi ile doldurulur. Bu tedavi sayesinde dişlerin çürümesi engellenirken, çürümeye bağlı olarak meydana çıkacak diğer problemler de engellenmiş olur.  

Diş çürüğü birden farklı nedene bağlı olarak görülebilir. Bunlar genelde ağız temizliğinin aksatılması neden olur. Diş ve diş etinde kalan gıda artıkları zamanla burada bakteri plağı oluşturur. Bakteri plaklarına genelde hamurlu ve şekerli gıdalar yol açar. Zamanla diş minesini aşındıran bakteri plağı dişleri çürütür ve diş dokusunu bozar. 

Diş çürüğünün nedenleri 

  • Bakteri plağı oluşumu
  • Ağız hijyeni 
  • Karbonhidratlı besinler
  • Şekerli ve Unlu Gıdalar
  • Bu gıdaların ağızda bekleme süresi
  • Dişlerin düzenli fırçalanmaması
  • Aşırı soğuk ve sıcak besinler tüketilmesi

Diş çürükleri sadece bu nedenler sonucunda görülmez. Bünyenin yapısına göre çürükler kendiliğinden de ortaya çıkabilmektedir. 

Konservatif diş tedavisinde uygulanacak tedavi de oluşan çürüklerin durumuna göre belirlenir. Çürüklerin dışında hastanın diş dokusunun ne kadar bozulduğu, tedavide beklediği estetik yapı, çürümenin olduğu bölgedeki çiğneme kuvveti gibi etkenler de göz önüne alınır. 

Konservatif tedavi yapılabilmesi için öncelikle diş dokusunun bozulması gerekir. Dişin çürümesi tek başına yeterli değildir. Bu bozulmalar; gelişimsel, yapıda deformasyon, diş etlerinin aşınması, diş etlerindeki renk değişimi olarak gösterilebilir. 

Tedavinin amaçlarından bir tanesi de deforme olan yapının ve çürüyen dişin, doğal diş ile birlikte estetik bir hale getirilmesidir. Bunun için farklı dolgu yöntemleri kullanılır. Genel olarak porselen dolgu, amalgam dolgu ve kompozit dolgu yöntemleri hekimlerce uygulanır. 

Kompozit dolgu kırılan, çatlayan ya da çürüyen diş temizlendikten sonra bozulan dokuyu onarma da kullanılır. Doğal bir yapıdadır, ağızda farklı bir görüntüye neden olmazlar. Bu sebeple estetik dolgu olarak da geçer. Hastaların daha estetik bir görüntü istediklerinde hekimler tarafından bu dolgu yöntemi önerilir. 

Kompozit dolgular dayanıklılığı ile de bilinir. Yapıldıktan sonra uzun bir süre yapısını korur. Ancak diğer dolgu türlerinde olduğu gibi kompozit dolgunun da bir süresi vardır. Aralıklarla yenilenmesi, değiştirilmesi gerekir. 

Amalgam dolgu daha çok diş onarımında kullanılan bir türdür. Çürümeye bağlı olarak dişlerde görülen oyukların doldurulmasına yarar. Uzun zamandır diş tedavisinde tercih edilmektedir. Neredeyse 100 yılı aşkın süredir devam eden bu uygulama gelişen diş sağlığı yöntemleri karşısında yavaş yavaş daha az tercih edilmeye başlanmıştır. 

Yapısında farklı maddeler bulunur. Bunlar sıvı cıva, gümüş, kalay ve bakırdır. Yapısının büyük bir bölümünü sıvı civa oluşturur. Yapısı ise gümüş rengindedir. Bu nedenle gümüş dolgu olarak da bilinir. Diğer dolgu çeşitlerine göre ömrü biraz daha azdır. İyi yapılmış amalgam dolgu ömrünü fazla muhafaza edebilse de süresi dolduğunda ağızdan alınması gerekir. Halk arasında bu dolgunun zamanında alınmaması diğer dişlere de zarar verdiği şeklinde bilinir. Yapılan araştırmalarda bu kanıyı destekleyecek kesin bir bilgi yer almasa da ömrünü tamamlayan dolgunun hekimlerce alınması doğrudur. 

Porselen dolgu zamanla daha çok tercih edilmeye başlanan bir diş onarma çeşitidir. Çürüyen dişin oluşturduğu boşluğu doldurmaya yarar. Diğerlerine kıyasla üretimi biraz daha farklıdır. Bu yöntem uygulanamdan önce ilk olarak hekim tarafından diş ölçüsü alınır. Ölçüler alındıktan sonra bu dolgular laboratuarda üretilir. Sonrasında birkaç deneme yapılır. Her şey tam olarak netleştikten sonra hekim tarafından adevizler ile birlikte dişe yapıştırılır. Doğal bir görünümdedir. Gerçek dişten neredeyse ayırt edilemez. Bu nedenle estetik olarak da hastalar tarafından tercih edilir. 

Bu dolgu türünün kullanım yerlerinden bir diğeri de kompozit ve amalgam dolgunun yerine tercih edilmesidir. Süresi dolan ve eskiyen dolguların yerine daha sağlam yapıdaki porselen dolgular yerleştirilir. 

Diğer dolgu türlerine göre gün geçtikte daha çok kişi tarafından tercih edilir. Bunun en önemli nedenlerinden biri laboratuarda özel olarak üretilmesine bağlı olarak son derece dayanıklı olmasıdır. İçerisindeki cam seramik çok sağlam bir yapıda olduğundan 20 yıla kadar ağızda kalabilir. komposit dolgulara göre soğuğa, sıcağa ya da kuvvete daha da dirençlidir. Yiyecek ve içeceklerin neden olabileceği lekeler ve aşınmalar da bu sayede görülmez. Yeni çürümelere yol açmayacağı gibi dişte farklı kırık ve çatlakaların oluşması da engellenir.

Diğer bir nedeni ise; özellikle amalgam dolgudaki bazı maddelerin hastalarda alerjiye neden olduğundan porselene yönelmesidir. Amalgam dolguda alerjiye neden olan madde genelde sıvı cıvadır. Dolgunun tutmasını için neredeyse yarısının sıvı cıva olması bazı bünyelerde farklı sonuçlara neden olabilmektedir. Porselen dolguların yapısında ise cıva gibi maddeler bulunmaması nedeni ile vücutta herhangi bir alerjiye sebep olmaz, diğer türlere göre daha çabuk vücuda adapte olur.

Porselen dolgu diğer türlere göre daha dayanıklı ve doğaldır. Fiyatları ise bu nedenle diğer dolgu çeşitlerine göre pahalıdır. Ancak yukarıda belirtilen nedenler ve artı yönler göz önüne alındığında yaklaşık 15-20 yıl diş sorunu çekilmeyecek olması, yine de sık tercih edilmesini beraberinde getirmektedir. 

Konservatif Diş Tedavisi Kimlere Yapılabilir ?

Konservatif diş tedavisi için farklı yöntemler vardır. Bunlardan her biri en azından hastaya uygun şekilde olduğundan bu tedavi herkese uygulanabilir. Sadece amalgam yöntemi kullanılacak kişinin içindeki maddelere alerjisi olup olmadığına bakılmalıdır. Alerjik bir sorunu yoksa yapılır, varsa diğer türlerden biri tercih edilir. 

Konservatif Diş Tedavisi Nasıl Yapılır? 

Konservatif diş tedavisi bir diş onarma şeklidir. Bu nedenle hasar dören diş ya da dokunun öncelikle temizlenmesi gerekir. Ardından buradan boş kalan alanlar uygun şekilde doldurulur. Temizlenme iki şekilde yapılır. Bunlardan ilki eğer çürük yüzeysel ise anestezi gerekmeden sadece temizlik işlemi yapılır. Daha derinde bir çürük ya da farklı bir bozulma varsa bunun için lokal anestezi uygulanarak temizleme yapılır. Temizleme işlemi sonrası dolgu yerleştirilir. Ardından hekim tarafından ısırma ve dille temas provası ve kontrolü yapılır. Bu sayede dolgu damağa ve diğer dişlere göre en uygun pozisyona yerleşir. 

Uzman hekimler tarafından yapılan dolgular uzun bir süre bozulmadan kendini muhafaza eder. Ancak ciddi yapılmamış ya da uzman olmayan kişiler tarafından yapılan dolgular bir süre sonra düştüğü görülmektedir. Hekimlik dışında dolguda kullanılan malzemeler de önemlidir. Kaliteli olan yapıdaki dolgular diğer türlere göre sorunsuz ve dayanıklı olarak kalır. Bu nedenlerde dolgu yaptırmadan uzman bir hekim seçmek ve dolgu malzemesinin kalitesinden emin olmak gerekir. 

Konservatif Diş Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Özellikle porselen ve kompozit dolgu çeşitleri her ne kadar güçlü ve dayanıklı olsa da ilk başlarda dolgunun sıcak, doğuk ve sert besinlere karşı duyarlı olması olağandır. Bu süreç dolgu vücuda adapte olana kadar devam eder. Alıştıktan sonra ise ortadan kalkar. Yeni dolgu türleri uzun ömürlüdür. Kolay kolay işlevsiz hale gelmez. Ancak bu sürenin uzaması yapılacak bakım ile doğrudan ilintilidir. Dolgu yaptırdıktan sonra diş hekiminin vereceği bakım talimatlarına uyularak dolguların ömrü uzatılabilir. 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir