Diş eti estetiğinin tıp alanında kullanılan diğer adı gingivoplasti ya da pembe estetiktir. 

Gülümsediğimiz zaman, konuşma esnasında ya da kahkaha atarken yüzümüzde en öne çıkan yerimiz dişlerimizdir. Dişlerimiz bakımsız olduğu zaman ve kötü renkli, problemli göründüğü zaman özgüvenimiz olumsuz anlamda etkilenebilir.

Dişlerde gülüş esnasında estetik bir görünümün elde edilmesinin tek koşulu dişlerin düzeltilmesi değildir. Bazı bireylerde gülüşün estetik olmaması diş eti görünüm sorunlarından kaynaklanmaktadır.

Bu durumda hastaya uygulanan işlemler bütününe diş eti estetiği denilmektedir. Bu çalışmalar diş etinin fazla olması, temiz ve uyum içerisinde gözükmesi, şiş olmamamsı, renginin olması gerektiği pembelikte olması gibi durumları kapsamaktadır.

Kusursuz bir gülüş elde etmek için diş eti estetiği olmazsa olmaz koşullardandır.

Diş Eti Estetiği Sırasında Acı Duyulur mu?

Geleneksel olarak diş eti estetiği şekillendirmesi neşter ile yapılır. 

Lokal anestezi altında yapıldığından dolayı işlem sırasında hastanın herhangi bir ağrı ya da acı hissetmesi söz konusu dahi değildir. 

Ancak işlemden sonra ağrı ve rahatsızlık hissinin belirli bir düzeyde (genelde çok şiddetli olmaz) olması doğal bir durumdur. 

Günümüzde pek çok diş hekimi, diş eti estetiği sırasında lazer kullanmayı tercih etmektedir. Lazer, operasyon sonrası hissettiğiniz rahatsızlık hissini azaltmaya yardımcı olur ancak yine de bir miktar rahatsızlık hissi oluşacaktır.

Lokal anestezinin etkisi geçtikten sonra diş eti estetiği sonrası dönemde yapacağınız bazı uygulamalar ile acı ve ağrı hissinizi minimum düzeye indirebilir ve iyileşme sürecinizi kısaltabilirsiniz.

Diş Eti Estetiği Sonrası Yapılması Gerekenler

Diş eti estetiği sonrası yapılması gerekenler hekim tarafından hastaya işlem sonrasında önerilecektir. Bu öneriler genel olarak ağrı kesici kullanımı, beslenme düzeninde dikkat edilmesi gerekenler ve hareket kısıtlamasını nasıl yapılması gerektiği gibi konuları kapsamaktadır.

Ayrıca aşırı bir ağrı, acı hissi, anormal olan kanama durumları, ciddi ödem gibi problemler fark ederseniz vakit kaybetmeden diş eti estetiğinizi yapan hekiminiz ile irtibata geçmelisiniz.

Bu durumlarda farklı bir hekime muayene olmak pek de doğru değildir. Çünkü süreç boyunca diş hekiminiz sizin ağız yapınızı ve anatomik yapınızı kavrayacaktır. Bu nedenle mümkün olduğunca diş hakkındaki tedavilerinizde tek bir tedavinin tek bir hekim tarafından sürdürülmesini sağlamalısınız.

  • Ağrı Kesici Kullanımı

Ağrı hissi operasyon sonrası dönemde karşımıza çıkabilecek bir durumdur. Bazı bireyler hafif şiddetli olarak bu dönemi atlatırken bazı bireyler daha fazla sorun yaşar. Bu büyük ölçüde kişinin kendi ağrı eşiği ile ilgili bir durumdur.

Neşter ile yapılan tedavi sonrasında daha çok ağrı hissi meydana gelirken lazer ile yapılan işlemde daha hafif düzeyde ağrı hissi oluşmaktadır.

Diş eti estetiği sonrası dönemde ağrı diş hekimi tarafından öngörüldüğünden size mutlaka bir ağrı kesici önerisinde bulunacaktır.

Bu öneriler ve muadillerinin dışına çıkmamalısınız. Her ağrı kesicinin içeriğinin kendine has olduğunu ve bazılarının kan sulandırıcı, dolayısı ile kanama arttırıcı etkiye sahip olduğunu unutmamalısınız.

Bu nedenle hekiminizin önerisi dışında bir ilaç kullanımından kaçınmalısınız. 

Aynı durum bitki çayları için de geçerlidir. Bu dönemde ağrı hafifletmek için kullanılan bitki çayları hakkında hekiminize danışmalısınız. Bazı bitki çayları da işlem sonrası ödem arttırıcı ve kan sulandırıcı etkiye sahip olabilir.

  • Beslenme Düzenine Dikkat Edilmeli

Hasta üzerinde diş eti estetiği anlamında hangi işlem türü kullanılırsa kullanılsın diş etleriniz ameliyattan sonrası dönemde hassas olacaktır. Bu nedenle sert veya gevrek bir şey yemekten mümkün olduğunca kaçınmalısınız. 

Bu tür yiyecekler diş eti dokusunu tahriş ederek iyileşmenizi daha uzun süreye çıkarabilir. Ne yediğinize dikkat edin ve iyileşene kadar daha yumuşak yiyeceklerle devam edin.

Bu dönemde çorba tüketebilirsiniz. Hem sıvı ihtiyacınız hem de dişlerinizin zorlanmaması bakımından çorbalar en iyi seçenekler arasında yer almaktadır.

Bu dönemde kesinlikle sosyal içicilik şeklinde bile olsa alkolden ve sigaradan kaçınmalısınız. Sigara hem diş eti sağlığı hem ağız içerisinde yer alan diğer dokuların sağlığı hem de vücudun genel sağlığı bakımından zararlı maddeler içermektedir.

Sigara içmek diş eti estetiği sonrası dönemde dokuların toparlanmasını ve iyileşmesini geciktirir.

Alkol almak bu dönemde vücuttaki ödem miktarını arttırabilir, sıvı miktarını azaltabilir ve kan sulandırıcı etki gösterebilir. Tüm bu durumlar da iyileşmeyi geciktiren durumlardır. Bu nedenle mümkün olduğunca kötü alışkanlıklardan uzak durmak gereklidir.

  • Hareket Kısıtlaması Yapılmalı

Dinlenme, iyileşmenin önemli bir parçasıdır. 

En az birkaç gün hareket etmeyi, özellikle yorucu hareketleri (spor, egzersiz, uzun süre yürümek, fazla efor gerektiren bir işte çalışmak vb.) sınırlandırmalısınız. 

Çok fazla efor sarf etmek, ağır kaldırmak vb. durumlar diş eti estetiği sonrası dönemde kanın bölgeye çok hızlı akmasına, ağrının şiddetlenmesine, şişmeye ve hatta kanamaya neden olarak iyileşme sürenizi uzatmaya neden olabilir.

Diş eti estetiği iyileşmesi birkaç günden birkaç haftaya kadar sürebilir. Bu süre zarfında ağrınız kademeli olarak azalmalıdır. Daha da kötüleşirse veya yönetilemez hale gelirse, hemen diş hekiminiz ile iletişime geçmelisiniz.

0 Yorumlar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir