Dişlere yeteri kadar bakım yapılmaması ya da bazı hastalıklar nedeniyle dişler zamanla deforme olmakta ve çürüyebilmektedir. Çürüyen dişler, kırılan dişler ve çatlayan dişler işlevlerini yerine getirememektedir ve dayanılmaz diş ağrılarına neden olabilmektedir. Bu durumlarda dişlerin onarılmasında diş dolgusu kullanılabilmektedir. Diş dolgusu yapılırken ve diş dolguya hazırlanırken lokal anestezi yöntemlerinden yararlanıldığı için dolgu tedavisi sırasında hastalar bir ağrı veya acı hissetmemektedir. 

Diş dolgusu, dişin hasar görme durumuna, nerede bulunduğuna göre yöntemler ve buna uygun dolgu çeşitleri belirlenerek yapılmaktadır. Amalgam dolgu, kompozit dolgu, altın dolgu, porselen dolgu olarak 4 çeşit diş dolgusu yapılabilmektedir. 

Amalgam dolgu, gümüş olarak da bilinir. Fiyat olarak en uygun dolgu çeşididir ve dayanıklılığı da oldukça yüksektir. Yüzyıllardır dişte dolgu malzemesi olarak kullanılmaktadır ve kullanım süreleri kişiden kişiye değişebilmekle birlikte en az 5 yıldır.

Kompozit dolgu, maliyeti çok yüksek olmamakla birlikte orta seviyede denilebilir. Küçük cam parçaları ve plastik parçalarının karışımıyla oluşturulur, dişin görünen kısımlarına ve ön taraflardaki dişlere daha çok uygulanmaktadır. Diş rengine uyum sağlar ve dayanıklıdır.

Altın dolgu, en dayanıklı dolgudur ancak uygulaması zordur. Dişe ve diş etine zararı yoktur, arka dişler için çok uygundur.

Porselen dolgu, laboratuvar ortamında hazırlanır maliyet olarak yüksektir ancak diş rengine uyum sağlar ve renk değişimi olmadığı için dişlere uygundur. 

Diş dolgusu yapılmadan önce tedaviye hazırlık mevcuttur. Bu hazırlık süreci hastanın sağlık kontrolleri ve dişin dolguya hazırlanması gibi bazı aşamalar içermektedir. 

Diş Dolgusu Nasıl Yapılır?

Dolgu yapımına geçmeden önce hastanın dişinde enfeksiyon varlığı kontrol edilmelidir ve varsa buna yönelik tedavi yapılmalıdır. Dolgu maddelerine veya dolgu yapılacak dişe uygulanacak lokal anesteziye, herhangi bir ilaca alerjisi olup olmadığı kontrol edilmelidir. Ardından diş dolgusu tedavisine geçilmektedir.

Diş dolgusu yapılmasında uygulanacak ilk adım dişe röntgen çekilerek detaylı incelemelerin yapılmasıdır. Daha sonra dişleri temizleme cihazıyla dolgu yapılacak dişteki çürükler temizlenerek yani dişteki bozulmuş dokular uzaklaştırılarak, dolguya dişte yer açılmalıdır. 

Dişin çürük kısmı temizlendikten sonra dişteki boşluğa seçilen uygun dolgu malzemesi enjekte edilir ve bu bölge dolgu malzemesiyle kapatılır. Dolgu malzemesini dişe yerleştirdikten sonra dişe uygun hale getirmek için kenarları, diş dolgusunun keskin kısımları ve fazlalıkları düzeltilerek gerekli araçlarla dolguya ve dişe şekil verilir. Bu boşluğa yemek artıkları, içecekler gibi maddelerin kaçmasını, buna bağlı meydana gelebilecek ağrıları da önlemek için çürüğün temizlendiği kısımda oluşan boşluk tamamen dolgu malzemesiyle kaplanmalıdır. 

Diş dolgusunun yapımı bittikten sonra cilalanarak son aşama gerçekleştirilir. Diş dolgusu tedavisi yaklaşık 30 dakika içinde yapılabilmektedir. Dolgu işlemi bittikten sonra hastanın gereken özeni göstermesi için sıcak-soğuk gıdalara, sert ve kabuklu yemişlere dikkat etmesi gerektiği gibi bilgiler verilir ve bakımı açıklanır.

Diş hasar aldığında bakteriler, dişte ve diş etinde çoğalabilmektedir. Bakterilerin çoğalması da enfeksiyon ve apse oluşumuna neden olarak diş kökündeki sinirlere baskı yapabilir, yüzde ve diş etinde şişliklere sebep olabilir ya da diğer dişlerde zarar oluşturabilmektedir. Bu nedenle de diş dolgusu yapılırken kanal tedavisi uygulanarak sinir kökleri ve diş özü alınır bu sayede ağrı oluşumunu engellenmiş olur. 

Kanal Tedavisi Ne Zaman Yapılır?

Diş ağrıdığında sorun incelenerek diş köklerinden kaynaklanan ağrılarda kanal tedavisi uygulanması ağrıyı ortadan kaldıracaktır. Dişe baskı yapıldığında ağrı olması durumunda kanal tedavisine karar verilmektedir.

Diş kırılmalarında kırık kısım diş köküne yakın veya diş kökünden olmuşsa kanal tedavisi gerekebilmektedir.

Düşme, çarpma ya da yemek yeme sırasında dişte meydana gelen travmalar diş kökündeki sinirlerde hasara neden olabilmektedir. Bu durumlarda da ağrının önüne geçmek için diş dolgusu öncesi kanal tedavisi uygulanabilmektedir.

Apse, yani diş kökünde enfeksiyon oluşumu diş özü zarar gördüğünde, hasarlandığı durumlarda meydana gelebilmektedir. Bu bakteriler sinir dokularında birikerek irin oluşturabilir ve önce dişte olmak üzere diş eti ve çevresinde ağrı, hassasiyet ve şişliğe neden olabilmektedir. 

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır? 

İlk olarak dişin ve diş kökünün detaylı incelemesini yapmak için radyolojik görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Diş ve çevresinde enfeksiyon varlığı kontrol edilir. Daha sonra kanal tedavisi yapılacak dişe lokal anestezi uygulanır ve hastanın rahat etmesi açısından bu bölge uyuşturulur. Ağız içi tükrük salgısını azaltmak için plastik bir aparat yerleştirilerek işlem sırasında ağız içinin daha kuru olması sağlanır. Ardından üzerinde bakterilerin de biriktiği diş kökü ve sinirler temizlenir. İşlem bittikten sonra uygun solüsyonlarla ağız içi ve kanal tedavisi yapılan dişin içi tamamen arındırılmış olur. Kanal tedavisinin ardından birçok doktor asıl diş dolgusunu yapmadan önce geçici dolgulardan yararlanarak bir hafta kadar beklemektedir. 

Bu şekilde birkaç seansta tamamen çürüklerden ve bakterilerden temizlenmiş ağrıların önüne geçilmiş sağlıklı bir diş ve ağız sağlanmış olur. Diş dolgusu yapıldıktan sonra ortalama ilk iki saat kadar bir şeyler yenilip içilmemesi, aşırı sıcak veya soğuk besinlerden kaçınılması diş dolgusunun sağlam olması açısından önemlidir.

Diş dolgusu uzun süre kullanıldığında, yeteri kadar bakım yapılmadığında, dolgu malzemesinin dişe uygun olmaması ya da düzgün yerleştirilememesi gibi nedenlerle diş ve dolgu arasına besinlerin ya da içeceklerin girişi gibi nedenlerle bir süre sonra yerinden çıkabilmekte ya da düşebilmektedir. Bu durumda diş dolgusu yenilenmelidir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir