Burun dolgusunun zararları diğer cerrahi işlemler kadar olmasa da her estetik dokunuşun olduğu gibi bu estetik dokunuşun da zararları vardır. Son yıllarda ameliyatsız burun estetiği uygulamalarına insanların daha düşkün bir hale gelmesiyle farklı özelliklerde dolgu malzemeleri üretilmiştir. Üretilen bu dolgu malzemelerinin ne kadar sağlıklı ve kalıcı olduğu sürekli teyit altında tutulmamıştır maalesef ki.

Burun dolgusu seçiminde, hastanın kalıcı bir dolgu tercih etmeden önce geçici ve emilebilen bir dolguyu test etmesi daha uygun görülür. Böylece vücudunun vereceği alerjik reaksiyon ve genel sağlık durumunun dolgu işlemine uygun olup olmadığını görebilir. Aynı zamanda dolgudan memnun kalmazsa burnu birkaç ay içerisinde eski haline döner.

Genel olarak saf hyalunorik asit içeren dolgu malzemeleri en eskiden beri kullanılan ve bilfiilmiş yan etki olasılığı en düşük olanlardandır. Yan etki ne kadar az ise hasta içinde tabi ki o kadar iyi olacaktır. Talebin artmasıyla birlikte, bu ürünler de bile çok farklı fiyat ve özeliklerde, farklı ülkelerde üretilmiş olanları mevcuttur.

Dayanıklılık süresini arttırmak isteyen üreticiler hyalunorik asit dolgusu sonrasında granülasyon ve nodül oluşumu riskini arttırabilmektedir. Özellikle Uzak Doğu’dan gelen ve fiyatı neredeyse yarısından daha az bir miktara çekilen burun dolgusu malzemeleri fiyat düşüşüne rağmen ürün kataloğunda da orijinaliyle aynı maddeleri barındırmaktadır.

Burun dolgu malzemelerinin tek kullanımlık olması, içerisinde termal dolgu için üretildiğini gösteren ayrıntılı kılavuz ve kalite özelliklerini gösterenbilgilerin olması, son kullanma tarihinin geçmemiş olması uygun saklanma koşullarında saklanması önemlidir. Burun dolgusunun zararları var mı konusunda buraya kadar kısaca dolgu malzemelerinin özelliklerinden söz etmiş olduk, doğru dolgu malzemelerinin özellikleri yanı sıra burun dolgusun da doğru teknikte oldukça önemlidir. Dolgu malzemelerinin damar içerisine enjekte edilmemesi ama bir o kadar da yüzeysel uygulanmaması doğru teknik açısında önemlidir.

Özellikle Uzak Doğu’da basık burun şekli olan kadınların daha ince ve daha dik bir burun elde etmek istemesiyle, fazla miktarda burun dolgusu maddesi enjeksiyonu ile sık olarak yapılması nedeniyle, burun dolgusu işlemi ile ilgili hemen hemen tüm yan etkileri gösteren bilimsel makaleler bu bölgelerdeki hekimler tarafından hazırlanmaktadır. Sürekli kullanım, kullanım artışından doğan madde içi dolguların kalitesizleştirilmesi yan etki olasılığını yükseğe çekmektedir.

Burun Dolgusunun Olası Yan Etkileri

Burun dolgusunun farklı yan etki profillerine sahip olabilecek çeşitli dolgu malzemeleri mevcuttur. Yukarıdaki bilgilerde de bahsettiğimiz üzere malzemelerin içerikleri çok önemlidir. İçerik, son kullanma tarihi ve kullanılan dolgunun kalitesi yan etki için çok önemlidir. Nadiren de olsa burun dolgusunda istenmeyen reaksiyonlar ortaya çıkar. Burun dolgusunun olası yan etkileri aşağıda şu şekilde sıralanabilir:

Erken süreçte ortaya çıkan semptomlar

*Enjeksiyon bölgesi reaksiyonu

-Şişme

-Kızarıklık

-Morarma / ekimoz

-Ağrı

-Kaşıntı

-Enfeksiyonlar

-Alerjik reaksiyon / aşırı duyarlılık

-İltihap

-Katı nodüller

-Yanlış dağıtımdan kaynaklanan topaklar

-Doku nekrozu

-Embolizm

 

Gecikmeli ortaya çıkan semptomlar

-Granülomatözinflamasyon / yabancı cisim reaksiyonu

-Nodüller, eritemli ya da değil

-İmplante edilen dolgu maddesinin migrasyonu

-Skarlasma

-Asimetri

 

Burun dolgusunda ortaya çıkan gecikmeli semptomlar elle hissedilebilen implantlar, görünür implantlar,aşırı veya düşük düzeltme gibi yan etkiler genellikle uygun olmayan bir enjeksiyon tekniğinden kaynaklanmaktadır. Kullanılan burun dolgusu dolgu maddesinin türüne bağlı olarak yüzeysel olarak uygulanan enjeksiyonlar, cilt altında küçük nodül oluşumuna veya mavimsi renk değişikliğine neden olabilir.

Bu mavimsi renk değişikliği Tyndall fenomeninden (Tyndall efekti / Tyndall dağılımı / Tyndall olayı: Işığın maddenin kendi yolunda dağılması fenomeni. Işık demetinin aydınlatıcı toz partikülü tarafından görülebilmesini sağlar) kaynaklanabilir ya da enjeksiyon sonrası intradermal kanama nedeniyle hemosiderinin izlerinin varlığından da kaynaklanabilir. Küçük nodüller, lokal masaj, aspirasyon veya kesi ve ürünün boşaltılması ile tedavi edilebilir.Burun dolgusu göründüğü kadar basit değildir.

Kollajen ve polimetilmetakrilat içeren dolgular aşırı yüzeysel olarak enjekte edildiğinde, kalıcı kaşıntı, kızarıklık ve hatta hipertrofikskar oluşmasına neden olabilir; bu da lokal kortikosteroid enjeksiyonlarla azaltılabilir.

Kalsiyum hidroksilapatit içeren burun dolgusu maddelerinin yüzeyel enjeksiyonu, cilt yüzeyinde küçük beyaz renkli nodüllere yol açabilir, bu da delinebilir ve içerikleri ifade edilebilir. Yüzeysel silikon enjeksiyonları, nodüller, pürüzlenmeler ve yapısal doku değişiklikleri ile sonuçlanan fibrozise ve yabancı cisim granülomlarına neden olabilir. Silikonomalar ve skarlaşma, silikon enjeksiyonlarından sonra 3 haftadan on yıla kadar değişen bir gecikmeden sonra ortaya çıkabilir (silikon içeren burun dolgusumalzemeleri bir çok klinik tarafından tercih edilmemektedir).

Sığır kolajeniimmünojenik olabilir ve % 1.3 oranında yabancı cisim granülomatöz reaksiyona neden olabilir. Eritematöz, endurasyon reaksiyonları veya subkutanpapüller, ilk enjeksiyondan 10 gün sonra erken bir bildirilmiştir. negatif deri testi olan hastaların bile yaklaşık % 1-3’ü halen kollajenburun dolgusumaddesi için bir reaksiyon geliştirebilir.

Burun Dolgusundaki Yan Etkileri Azaltmak İçin Yapılması Gerekenler;

*Bu yan etkileri en aza indirmenin başlıca yolu kalıcı değil geçici olan burun dolgusu tercih etmekten geçer. Bu şekilde başlamak kişi için her zaman daha sağlıklıdır.

*Burun dolgusu enjekte edilmesi planlanan sahada aktif deri enfeksiyonunun olmadığına ve bu dolgu maddesine bağlı önceden herhangi bir reaksiyonun olmadığının kontrol edilmesi önemlidir

*İşlem olmadan önce kanda pıhtılaşmaya sebep olacak ilaçlardan kaçınılmalıdır.

*Genel bir kural olarak kalıcı burun dolgusu daha derine geçici burun dolgusudaha yüzeysel yerlere enjekte edilmelidir.

*Daha önce belirtildiği gibi sığır kökenli kollajen ürünleri tedaviden önce deri testine tabi tutulmalıdır.

*Enjekte edilen burun dolgusu, ince ve gerilebilir cildin altına kolayca yer değiştirebildiğinden göz kapakları ve göz çevresindeki alan gibi ince ciltli alanlardan kaçınılmalıdır (normal burun dolguları yerine bu bölgelere enjekte edilmek üzere üretilmiş ürünlerin kullanılması uygundur)

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir